............................................................................................................................................................

 

KONUŞMA METİNLERİ

 

 

T.C.ZİRAAT BANKASI A.Ş. Genel Müdürü Sayın CAN AKIN ÇAĞLAR
KONUŞMA METNİ

“Küreselleşen dünyada sürekli olarak artan enerji talebi, tüm ülkelerin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik politikalarını da şekillendirmektedir. İçinde bulunduğumuz bu süreçte, ülkelerin ihtiyaç duydukları enerjiyi üretmeleri kadar, ihtiyaç fazlası olarak ortaya çıkan enerjinin ülkeler arasında aktarımı da oldukça önemlidir.

Bu itibarla doğu ile batı ve kuzey ile güney arasında son derece stratejik bir konuma sahip olan Türkiye’nin bu konumu, zengin enerji kaynakları bulunan ülkelerle, ürettiklerinden fazla enerjiye ihtiyaç duyan sanayileşmiş ülkeler arasında oluşturmaya başladığı enerji köprüsü fonksiyonu sayesinde daha da önem kazanmaktadır.

Bu kapsamda, Bakü’den başlayıp, Ceyhan’da son bulan bir boru hattı ile başta Azeri petrolü olmak üzere Bölge’de üretilecek petrollerin öncelikle Ceyhan’a taşınması ve buradan da tankerlerle dünyaya pazarlanmasını hedefleyen, aynı zamanda ekonomik, güvenli ve çevreye duyarlı bir taşıma sistemi olmayı amaçlayan Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi, hem ürettikleri petrolü bu yolla dünyaya pazarlayacak ülkeler, hem bu akışa köprü vazifesi görecek olan Ülkemiz, hem de söz konusu bölgede üretilecek petrole daha kısa bir yolla ulaşacak olan diğer dünya ülkeleri açısından büyük önem taşımaktadır.

Gerek proje aşamasında gerekse projenin hayata geçme sürecinde defalarca dile getirildiği üzere, BTC Petrol Boru Hattının geçeceği güzergah, Doğu ve Batı arasında bir enerji köprüsü oluşturduğu gibi, bu proje ham petrol ve doğalgaz nakli amacıyla Ülkemizde yapılması planlanan diğer projelere de önderlik etmiştir.

Diğer taraftan tarım, dünya gündemindeki yerini her geçen gün artırmakta, neredeyse global ekonomik krizlerden çok global gıda ve tarımsal üretim krizleri konuşulur hale gelmektedir. Nitekim son günlerde hem ülkemizde hem de dünyanın pek çok yerinde daha 2008 yılının başlarında yoğun şekilde konuşulan ekonomik kriz unutulmaya yüz tutarken, buğday, pirinç ve mısır gibi pek çok tarımsal ürün nedeniyle yaşanan ve daha da artmasından endişe duyulan global tarımsal ürün krizi gündemin birinci sırasına oturmuştur.

Bu global tarımsal ürün krizinin altında yatan nedenlerin bir tanesi, belki de en önemlisi özellikle petrol fiyatlarında ve gelişmiş ülkelerin yakıt gereksinimlerinde yaşanan artışlardır. Zira başta ABD olmak üzere pek çok ülkede tarımsal ürünlerin biyoyakıt elde edilmesi amacıyla kullanımı her geçen gün hızla artmaktadır. Bu durum, hem insan ve hayvan besinlerinin temelini oluşturması hem de alternatif bir enerji kaynağı olması nedeniyle tarımsal ürünlerin önemini bir kat daha artırmaktadır. Dolayısıyla ülkemizin doğu ile batı arasında enerji köprüsü haline dönüşürken tarımsal üretimden de kopmaması, gelecek nesillere daha sağlıklı bir ülke ve daha sağlam bir ekonomik yapı bırakabilmemiz açısından son derece önemlidir.

Bu noktada, 19. yüzyılın sonlarına doğru “Vladimir Shukhov ve Branobel Şirketi”nin öncülüğü ile başlayan ve bugün dünyanın değişik bölgelerinde 21 önemli uygulaması bulunan petrol/gaz boru hatlarının çevre ve insan sağlığı ile barışık olması gerekir. 1989 – 2006 yılları arasında kayıtlara geçen boru hattı kazaları çok sayıda insanın hayatına mal olduğu gibi çevreye de büyük zararlar vermiştir.
Uygulama alanı itibariyle hatırı sayılır büyüklükler içeren bu tür projelerin başarısındaki en önemli etkenin, hattın geçtiği doğal çevrenin korunup geliştirilmesi ve yakın yerleşimlerde yaşayan toplulukların kalkınmasına katkı sağlamasının, insana saygılı bir kuruluş olmanın yanı sıra, sorumlu kurumsal vatandaşlığında bir gereği olduğu düşüncesinden hareketle, BTC şirketinin, hattın geçtiği 10 il ve 330 köyde uyguladığı Toplumsal Yatırım Programını takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum.

Teminat ve kefalet yetersizliği, mikro ve küçük ölçekli işletmelerin banka finansman kaynaklarına erişim ve bankacılık ürünlerinden yararlanmalarında temel engelleri oluşturmaktadır. Bu durum özellikle aile işletmesi şeklindeki küçük girişimler ile küçük ve orta boy işletmelerin ekonomik ve ticari gelişimini engellemekte ve kredi kullanım potansiyellerini kısıtlamaktadır. Bu sorunun çözümüne katkı ve mikro, küçük ve orta büyüklükteki İşletmeler ile bireysel girişimcilerin ekonomik performansını iyileştirmek amacıyla, BTC Şirketi, KGF A.Ş. ve Bankamız işbirliğinde Kredi Destek Projesi başlatılmış bulunmaktadır. Bu Proje ile öncelikle kefalet ve teminat sorununa çözümler geliştirilmektedir. Gelişmeye açık ve sürdürülebilir iş ve projeleri olmasına rağmen, kaynak temininde zorluk çeken işletmelerin bu sorunu, KGF’nin, finans kuruluşlarınca en iyi teminatlardan kabul edilen, kredinin % 80’ini garanti etmesi, kalan % 20’lik riskin ise, Bankamızca üstlenilmesi suretiyle çözülmeye çalışılacaktır. Böylece yerel ekonominin çeşitlilik kazanması ve yerel işletmelerin güçlenmesine katkıda bulunulması hedeflenmektedir.

Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı (BTC) üzerindeki Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Sivas, Kayseri, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Adana illerinde uygulanacak proje çalışmalarına BTC Şirketi ve KGF’nin 2’şer milyon $’lık katkısıyla oluşturulan fonun, yapılan anlaşma gereği 5 katına kadar kredi hacmine ulaştırılması ve sadece bu projeye has olmak üzere, gerek şube ağımızın yaygınlığı ve gerekse de gerek ihtisas kredilerindeki tecrübemiz nedeniyle, KGF’nin bu gün itibariyle anlaşmasının olduğu 23 finans kuruluşu içinden istismarının sadece Bankamız aracılığıyla gerçekleştirilecek olması Bizim için ayrı bir anlam ifade etmektedir. Bu proje kapsamında uygulamaya konulacak uzun vadeli kalkınma programlarından olan tarım ve hayvancılık sektörünün gelişiminin ve gelir getirici faaliyetlerin desteklenmesi amacıyla oluşturulan fonu bir sınır olarak görmediğimizi de belirtmek isterim. KGF A.Ş. ile daha önce tarımın dışındaki KOBİ’lere yönelik başlayan kefalet anlaşmamızın, tarımsal boyutun da eklenmesi suretiyle daha bir anlam ifade ettiği, yörenin ve yöre halkının gelişimine bu projeyle de katkıda bulunmaktan duyduğum mutluluğu ve memnuniyeti de sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sistemin işleyişinden bahsetmek gerekirse; Proje kapsamındaki İllerde, yukarıda da açıkladığım üzere, mevcut iş ve kapasitelerini genişletmek, ya da uygulanabilir olmak kaydıyla yeni bir projeye başlayacak olan ancak, finansman sıkıntısını, kredi kuruluşlarının istediği teminat ya da kefalet şartını yerine getirememesi nedeniyle uygulamaya geçiremeyen üreticiler, Bankamız Şubelerine ya da KGF’ye başvurarak, kredi ve kefalet taleplerini ileteceklerdir. Bankamızca kredilendirme süreçlerine uygun olarak yapılan incelemeler neticesinde, KGF’nin kefaletinin sağlanması şartı ile uygun görülen talepler KGF’ye iletilecek ve ilgili kurum tarafından da talep uygun bulunması halinde kredilendirme gerçekleştirilecektir. Kurumlardan herhangi birinin talebi uygun görmemesi halinde ödünçleme gerçekleştirilmeyecektir. Bankamızca kullandırılan kredinin % 80’ine kadar olan bölümü KGF’nin garantisinde olup, kalan % 20’lik bölümü Bankamızca risk kabul edilecektir. Kredinin geri dönüşünün borçlusu tarafından sağlanamaması durumunda Bankamız % 80’lik bölümünü KGF’nin Bankamız nezdinde tuttuğu fonlarından karşılayacak, geri kalan kısmı için Bankamız takip prosedürü uygulayacaktır.
KGF ile aramızda yapılan ilk protokol tarihi olan 13.11.2006’dan itibaren 7,4 milyon YTL tutarında kredi hacmi oluşturmuş durumdayız. Tarımsal kredilerinde bu kapsama dahil edildiği protokolün imzalanmasından sonra, işlem hacmimizin daha da artacağından eminim
Sözlerimin sonunda, BTC şirketine çevreye ve insanlara olan duyarlılığı ve projeye katkısından, KGF A.Ş’ne girişimcilerin Bankalar nezdindeki itibarlarına yaptıkları desteklerden, TOBB ve değerli Başkanı Sayın Hisarcıklıoğlu’na nazik ev sahipliğinden dolayı teşekkür ediyor, projenin hayırlı olmasını diliyorum.”