............................................................................................................................................................

 

Sanayi ve Ticaret Balanı Sayın ZAFER ÇAĞLAYAN
KONUŞMA METNİ
 


Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, ''1000 + 1000 KOBİ Yatırım Destekleme Programı”nı açıkladığı basın toplantısında “KOBİ'lerin Türkiye ekonomisinin gelişmesinde ve Türkiye'nin sanayileşmesinde önemli yer tuttuğunu, vurgulayarak, “ çalışmalarımızın ana hedefi, ülkemizi önümüzdeki dönemde dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmaktır. Bu hedefe ulaşmak için 60. Hükümet eylem planımızda da açıkladığımız gibi, işadamlarının, işletmelerin, Türk yatırımcısının önünü açacak pek çok düzenlemeyi yapacağız” dedi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan sözlerine şu şekilde devam etti:
Türkiye'de yatırım ortamını iyileştirmek, işletmeler üzerindeki yükleri azaltmak, işletmelerin rekabet gücünü arttırmak için yoğun bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bu çerçevede, geçen ay yürürlüğe giren ar-ge araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hakkındaki kanun bu yöndeki adımlarımızın somut göstergelerinden biridir.

Bakanlığım ve Maliye Bakanlığı'nca birlikte hazırlanıp önümüzdeki bir kaç gün içinde yayınlanacak yönetmelikle uygulaması düzenlenecek söz konusu kanun, 2023 yılı sonuna kadar, belirlenen koşulları taşıyan araştırma ve geliştirme faaliyetlerine; ar-ge indirimi, gelir vergisi stopajı teşviki , sigorta primi işveren hissesi desteği , damga vergisi istisnası ve teknogirişim sermayesi desteği gibi çeşitli destek ve teşvikler sağlıyor.

Öte yandan hükümetimiz, tüm sektörlerde üretim maliyetlerini aşağı çekmek için çalışmalar yapmaktadır. Hükümetimizin eylem planında da yer aldığı üzere, istihdam üzerindeki işveren primlerinde 5 puanlık indirimi 2008 yılı ekim ayında uygulamaya geçireceğiz.

Bu; önümüzdeki dönemde istihdamın artması, kayıtdışının azalmasındaki gelişmelere bağlı olarak düşürülmeye devam edecektir.

Bu hedefler paralelinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olarak bizim hareket noktamız, Türkiye’nin potansiyelini en yükseğe çıkartmak, dünyada hak ettiği konuma gelmesini sağlamaktır.

Bu yolda sanayi envanterinin hazırlanması, sanayi bilgi sisteminin kurulması ve sanayi stratejisi belgesinin revize edilerek sektörel stratejilerin hazırlanması konusunda bakanlığım sorumludur. Bu doğrultuda, bakanlığımızın koordinasyonunda ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörümüzün katkı ve desteğiyle ortak akıl ve diyalog mekanizması harekete geçirilmiştir.

Bu kapsamda 11-12-13 nisan tarihlerinde Antalya’da, Türkiye’nin önde gelen işadamları, bürokratları, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerinden oluşan yaklaşık 200 kişilik bir toplulukla ‘ Sanayi Stratejisi Arama Konferansı' gerçekleştirdik.

Sonuçlarını önümüzdeki günlerde ayrıntılı olarak açıklayacağımız bu konferansta, Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerini belirledik, ülkemize yönelik tehditleri ve fırsatları masaya yatırdık.

Bu konferans Türkiye’nin sanayi stratejisinin ve buna bağlı olarak sanayi politikalarının oluşturulması için bir başlangıçtır.

Sanayi stratejimizin başarıyla uygulanabilmesi için, adrese dayalı nüfus kayıt sistemi gibi sanayi envanterimizin de çıkarılması gerekiyor.

Bir ülke, nasıl ki ordusunda ne kadar topu, askeri, uçaksavarı var, ne kadarı nerede duruyor, bunu biliyorsa, aynı şekilde sanayide de kim, nerede, ne zamandır ne üretiyor, bütün bunları da bilmelidir.
Aksi halde, dünyayla rekabet etmemiz mümkün değildir.
Bu yılsonuna kadar tamamlamayı hedeflediğimiz bu çalışmayla cumhuriyet tarihinde ilk defa, ülkemizin sanayi envanteri çıkarılmış olacaktır.

27 yıllık sanayici geçmişime de dayanarak şöyle bir tespitte bulunmamın mümkün olduğunu düşünüyorum;
Bundan 6 yıl önce adeta şanzımanı dağılmış bir araba gibi yolda kalan Türkiye bugün, 100 km hızla ilerlemektedir. Oysa doğru stratejilerin belirlenmesi, özel sektörün önündeki engellerin kaldırılması durumunda Türkiye 200 km hızla gidebilecek bir potansiyele sahiptir. İşte yapmaya çalıştığımız tam da budur.

Kendi ayağımıza kurşun sıkmazsak, kendi kendimize engel olmazsak, Türkiye’nin bu hedefe ulaşmasında hiçbir engel olmadığı açıktır.

Biz hükümet olarak bu hedefe odaklandık, herkesin de bu hedefe odaklanmasını bekliyoruz. Çünkü ancak bu hedefleri gerçekleştirirsek, Atatürk’ün bıraktığı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti mirasını sahiplenir, onun çizdiği doğrultuda Türkiye’yi zengin ve müreffeh bir ülke haline getirebilir, demokrasimizi, hukukumuzu güçlendirebiliriz. Unutmayalım ki, iyi işleyen ve kurumsallaşmış bir ekonomi ile hukuk devleti arasında doğrudan bağlantı vardır.

Türkiye ekonomisinin omurgasını KOBİ’lerimiz oluşturmaktadır. KOBİ’lerimiz 1 milyon 720 bini aşan sayısıyla ülkemizdeki tüm işletmelerin %99,8’ini, toplam istihdamın %76,7’sini oluşturmakta, toplam yatırımlar içindeki payı ise %56,5 'lere ulaşmaktadır.

KOBİ’lerimiz sayısal olarak tüm işletmelerin %99,8’ini oluşturmasına rağmen, ekonomiye sağladığı katma değer olması gerekenden çok uzak noktadadır.

Bakınız, Avrupa birliği ülkelerinde KOBİ’lerin yarattıkları katma değer %60'lar düzeyindedir. Ülkemizde ise bu oran maalesef %37,7’ler seviyesindedir.

Türkiye'de, KOBİ’lerin kredilerden aldıkları pay da son yıllardaki artışa rağmen Avrupa birliği ülkelerinin oranlarından bir hayli düşük durumdadır. Ab ülkelerinde %49'lar düzeyinde olan bu oran ülkemizde 25'ler seviyesindedir.

Bu gerçeğin farkında olarak, hükümetimizin eylem planı ve 2008 programında k KOBİ’lere yönelik çok sayıda tedbirin uygulamaya konulacağını taahhüt ettik.

Bunların başında da KOBİ’lerin finansmana erişimini güçlendirmek gelmektedir. Finansman ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gerek ulusal gerekse de yurtdışı menşeli muhtelif mali kaynakları KOBİ’lerimizin hizmetine sunacağız.

KOBİ’lerin finansa erişim, yüksek teknoloji kullanma yeteneği, nitelikli personel istihdam edememe gibi yaygın olarak bilinen sorunlarına çözüm getirebilmek için bakanlığımız bağlı kuruluşu KOSGEB desteklerini daha etkin kullanmanın yollarını geliştiriyoruz.

Yeniden yapılandırdığımız KOSGEB vasıtasıyla 2007 yılında 11.733 KOBİ'nin stratejik yol haritasını hazırladık ve 193 milyon YTL'lik destek sağladık.

KOSGEB'in 2007 yılında sağladığı, ihracat destek kredisi, istihdam destek kredisi, deri sektörü OSB'ye taşınma destek kredisi, gıda sektörü makine tesisat destek kredisi ve e-KOBİ bilişim destek kredisi başlıkları altında 1.243 milyon YTL'lik kredi hacmi yaratılmıştır.
2007 yılının son iki ayında gerçekleştirdiğimiz desteklerle birlikte, toplam 26.124 kişiye istihdam sağlanmıştır.

Bildiğiniz gibi, gerek 9. Kalkınma planında, gerekse 60. Hükümet programımızda, her gün yoğunlaşan rekabet şartları karşısında KOBİ’lerimizin desteklenmesi hususu üzerinde önemle durulmuştur.
Hükümet olarak bu doğrultuda uygulamaya koyduğumuz 2008 yılı programı çerçevesinde de orta ve ileri teknoloji seviyesindeki sektörlerde Türkiye’yi önemli üretim merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefledik.

Onun için bu kapsamdaki işletmelerimizin ar-ge ve yenilikçi faaliyetlerine öncelik verilmesi ve desteklenmesine özel önem verdik.

Yine geleneksel sektörlerde faaliyette bulunan KOBİ’lerimiz markalaşma çalışmaları ile eş zamanlı olarak teknik alt yapısından insan kaynaklarına, yönetişim sistemlerinden, marka yönetimi ve pazarlamaya kadar tüm yeteneklerini uluslararası standartlar düzeyine çıkararak rekabet güçlerini artırmayı hedefledik.

Değerli basın mensupları…
Dünyada global anlamda yaşanan kriz ve ülke olarak içinde bulunduğumuz koşullarda, en önemli konu, ekonomimizi canlı ve diri tutmak ile piyasalara can suyu verebilmektir.
İşte bugün sanayi ve ticaret bakanlığı olarak, hükümetimizin bu hedefleri doğrultusunda, KOBİ’lerimiz ülke ekonomisi içinde yarattıkları katma değeri artırmak, istihdam yaratmak ve rekabetçi kılmak için KOSGEB aracılığıyla uygun koşullu bir yatırım kredisini daha hayata geçiriyoruz.

2008/13524 sayılı bakanlar kurulu kararı:
Bunun için öncelikle, 2004 yılında yürürlüğe giren 2004/7131 sayılı Bakanlar Kurulu kararında önemli değişiklikler getiren yeni bir Bakanlar Kurulu kararı çıkarttık. 2008/13524 sayılı bu karar bildiğiniz gibi, 26 Nisan 2008 Cumartesi günü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu kararla, daha önce sadece kamu bankalarıyla işbirliği yapabilen KOSGEB'in, kamu özel tüm bankalarla çalışabilmesine olanak sağlanmıştır. Bu hem rekabetçi piyasa ortamının oluşturulması hem de KOBİ'lerin finansmana erişim imkanlarının arttırılması açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu çerçeve kararla yapılan asıl önemli değişiklik ise şudur;
• KOSGEB’ce sağlanacak kredi faiz desteğinin üst limiti yaklaşık 10 kat artırılarak 30–40 bin YTL’den 300 bin YTL’ ye çıkarılmıştır…

• KOSGEB tarafından verilecek faiz desteğiyle bankalar tarafından kullandırılacak kredinin 100.000 dolar olan üst limiti kaldırılmıştır. Buna göre KOSGEB artık KOBİ başına 300.000 YTL’ye kadar kredi faiz desteği verebilecek, işbirliği yapılacak kamu ve özel bankalar da faiz oranlarına bağlı olarak değişebilecek limitlerde kredi kullandırılabileceklerdir.

• kullandırılacak kredilerin azami vadesi 24 aydan 48 aya çıkartılarak, KOSGEB’'in finansman desteğinin daha cazip kılınması ve finans imkânları kısıtlı KOBİ’lerimizin ödeme gücü dikkate alınarak daha uygun koşullarda kredi imkanlarından yararlanabilmeleri imkanı sağlanmıştır.
Bu çerçevede, KOBİ’lerimize can suyu vermek, piyasaların canlanmasına katkı sağlamak amacıyla hazırladığımız “1000+1000 KOBİ Yatırım Destekleme Programı”nı bugün burada, sizlerin huzurunda devreye sokuyoruz.

Bu program, OECD sektör sınıflamasına uygun ve uluslararası taahhütlerimiz doğrultusunda iki bacak üzerinde hayata geçirilecektir. Bu bacaklardan birincisi, orta yüksek ve ileri teknoloji sektörlerinde bulunan KOBİ’lerin rekabet güçlerinin ve yarattıkları katma değerin artırılmasına, ikinci bacak ise orta düşük ve düşük teknoloji sektörlerinde yani geleneksel sektörlerde bulunan KOBİ’lerin, uluslararası standartlara ulaşmasının sağlanması, rekabet güçlerinin ve yarattıkları katma değerin artırılması amaçlanmaktadır.

Bu çerçevede bakanlığımız ve KOSGEB tarafından belirlenen kriterler çerçevesinde, protokol yapılacak bankalarca da mali açıdan uygun görülen toplam 2000 KOBİ’mizin makine teçhizat alımları yoluyla yatırımlarının desteklenmesi sağlanacaktır.

Desteğe hak kazanan KOBİ'nin alacağı makine teçhizatın bedeli, ilgili bankalarca ödenecektir. KOBİ'lere nakit bir kredi ödemesi yapılmayacaktır.

İki programdan oluşan bu modelle; program 1 olarak nitelediğimiz orta yüksek ve ileri teknoloji sektörlerinde bulunan 1000 KOBİ'ye işletme başına 100.000 YTL'lik kredi faiz desteği sağlanacaktır.
Program 2 olarak nitelediğimiz orta-düşük ve düşük teknoloji sektörlerinde bulunan 1000 KOBİ’ye ise işletme başına 50.000 YTL’lik kredi faiz desteği verilecektir.

Diğer bir ifadeyle program kapsamında 2000 işletmeye toplam 150 milyon YTL’lik kredi faiz desteği sağlanacaktır. Protokol yapılacak bankaların KOBİ’lerimize kullandıracağı kredi miktarında 1’e 6 oranı uygulanacak ve sağlanacak faiz desteğinin 6 katı kredi hacmi oluşturulacaktır. Böylelikle, 100.000 YTL’lik kredi faiz desteğinden yararlanacak işletmenin kullanacağı kredi 600.000 YTL olacaktır.

Ayrıca bu modelle talep edildiği takdirde işletme başına 10.000 YTL’lik ihracat, teknoloji, kalite, markalaşma gibi alanlarda, hibe olarak 2000 KOBİ’ye toplam 20 milyon YTL’lik KOSGEB destekleri de sağlanacaktır.

Böylece, 2.000 KOBİ’ye KOSGEB tarafından sağlanacak destek toplamı 170 milyon YTL olacaktır. 150 milyon YTL’lik faiz desteğiyle 1 milyar YTL’ye yakın 18 ila 24 ay vadeli sıfır faizli kredi kullandırılacak olup, bu destekten yararlanacak KOBİ’lerimiz faiz ödemeyecek olup, faizler tamamen kosgeb tarafından karşılanacaktır. Yani bu programla, cari banka kredi faizlerinin yıllık 20 civarında olduğu bir ortamda, KOBİ’lerimiz 18 ay yani 1,5 yıl vadeli bu kredi için tek bir kuruş faiz ödemeyecektir.

Programa tahsis edilen 150 milyon YTL’lik faiz desteği bütçesinin;
• % 20'si,/ 1-9 çalışanı olan ve yıllık net satış hasılatı 1 milyon YTL'yi aşmayan mikro ölçekli işletmelere,
• % 50'si,/ 10-49 çalışanı olan ve yıllık net satış hasılatı 5 milyon YTL'yi aşmayan küçük ölçekli işletmelere,
• % 30'u,/ 50-249 çalışanı olan ve yıllık net satış hasılatı 25 milyon YTL'yi aşmayan orta ölçekli işletmelere kullandırılacaktır.

Program 1 ve 2 kapsamında öngörülen mikro-küçük ve orta ölçeklerde kontenjanların dolmaması durumunda, bu kontenjanlar diğer alanlara kaydırılabilecektir. Örneğin, mikro ölçekli KOBİ'lere yüzde 20 oranında tahsis edilen 180 milyon YTL'lik krediye, bu tanıma uyan işletmelerden yeterli talep gelmezse, kredinin kalan kısmı küçük ve orta ölçekli KOBİ'lere kullandırılabilecektir.
Bu paketin en önemli unsurlardan biri de, program kredisinin % 40'ını oluşturan yaklaşık 400 milyon YTL'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi ve diğer kalkınmada öncelikli yörelerde yer alan KOBİ'lere kullandırılacak olmasıdır. Ancak, bu bölgelerden yeterli talep gelmemesi durumunda, kalan kaynak diğer bölgelerdeki KOBİ'lerimize kullandırılabilecektir.

Evet, bir diğer önemli husus da, KOSGEB tarafından bu konuda ilk defa yapılacak bir uygulamayla; kredi kullandırılacak KOBİ’lerin teminat yetersizliği durumunda Kredi Garanti Fonu A.Ş. tarafından garantörlük imkanı sağlanacaktır. Yani, yeterli teminatı olmayan KOBİ’lerin, kriterlere uyması durumunda bankalara karşı kefili Kredi Garanti Fonu A.Ş. olacaktır. Yine yaptığımız pazarlıklar sonucunda, yüzde 3’ler mertebesinde bir komisyon oranıyla teminat kullandıran Kredi Garanti Fonu A.Ş. bu program çerçevesinde vereceği teminatlara yüzde 1’lik komisyon oranı uygulayacaktır.
• 1000+1000 KOBİ kredi faiz desteği’ne başvuracak KOBİ’lerde aranacak şartların başında, küçük ve orta ölçekli imalat sanayi işletmesi olmak gelmektedir. Destek için başvuracak KOBİ’lerin;
* KOSGEB veri tabanına kayıtlı olmaları,
• 2008 yılından önce kurulmuş olmaları,
• geçerliliği süren kapasite raporu ibraz etmeleri,
• 5458 sayılı kanun kapsamında yapılandırılmamış borçlarının bulunmaması veya yapılandırılmış ancak ödenmemiş borcu olmaması,
• krediyi kullanmadan önce varsa, vergi ve sosyal güvenlik borçlarını ödemeyi taahhüt etmeleri ya da yapılandırmaları gerekecektir..
• KOBİ’lerimiz, kredi ile alacakları makine ve teçhizatı nerede, nasıl kullanacaklarına ilişkin kısa bir fizibilite hazırlayarak KOSGEB’e sunacaklar, üretimde, yatırımda, pazarlamada, satışta, ihracatta ne gibi pozitif kazanımlar elde edeceklerini raporla bildireceklerdir.

Yine önemli bir husus olarak:
Kredi talebinde bulunan KOBİ’lerden, program 1 kapsamında orta ileri teknoloji sektörlerinde yer alanlar, 3 yeni istihdam sağlamak zorunda olup, bu 3 yeni istihdamın 2’si meslek lisesi, meslek yüksek okulu, üniversite mezunu veya doktora yapanlardan seçilecektir. Böylelikle orta ve ileri teknoloji sektörlerinde toplam 3.000 kişilik istihdam sağlanacaktır.

Aynı şekilde program 2 kapsamında yer alan orta- düşük teknoloji sektörlerinde yer alan KOBİ’lerimiz ise 2 yeni istihdam sağlamak zorunda olup, bu 2 yeni istihdamın 1’i meslek lisesi, meslek yüksek okulu, üniversite mezunu veya doktora yapanlardan seçilecektir. Orta düşük teknoloji sektörlerinde ise toplam 2.000 kişilik istihdam sağlanmış olacaktır.

Böylece her iki programla yeni istihdam edilecek 5.000 kişinin; 18 aylık ya da 24 aylık kredi vadesi boyunca, çıkarılmaması, ücretlerinin, SSK ve vergi ödemelerinin düzenli olarak yapılması, olmazsa olmazdır. Koşullara uymayan KOBİ'lere temerrüt faizi uygulanacaktır.

KOBİ'lerimiz bu anlamda sanayi ve ticaret bakanlığı ile KOSGEB elemanlarınca periyodik olarak denetleneceklerdir.

Bu programla hedefimiz:
Yüksek katma değerli, teknoloji tabanlı, yenilikçi, yeni ürün ve üretim sistemi geliştiren, ihracat yapma kabiliyeti yüksek KOBİ'ler yaratmaktır.

Bugün bu programla, asıl önemlisi, “1000+1000 KOBİ yatırım destekleme programı” sayesinde her vesileyle vurguladığım sektörel, bölgesel ve ölçeksel bazda kredi ve destek uygulamasına kısmen de olsa geçmiş oluyoruz.

Bu modelimizle kalkınmada öncelikli yörelere özel imkânlar sağlıyoruz. Bir anlamda pozitif ayrımcılık yaparak, istihdam sorunu olan illerde emek yoğun, istihdam arttırıcı sektörlere öncelik veriyoruz.
Program 1 olarak nitelediğimiz orta yüksek ve ileri teknoloji sektörlerinde destek verilecek 1000 KOBİ’nin 300’ü Güneydoğu ve Doğu Anadolu ile diğer kalkınmada öncelikli yörelerdeki KOBİ’lerimizden oluşacaktır.

Program 2’yi oluşturan orta düşük ve düşük teknoloji sektörlerinde desteklenecek 1000 KOBİ’nin de 600’ü Güneydoğu ve Doğu Anadolu ile diğer kalkınmada öncelikli yörelerdeki emek yoğun işletmelerden oluşacaktır.

Böylelikle, desteklenecek toplam 2000 KOBİ’nin 900’ü Güneydoğu ve Doğu Anadolu ile diğer kalkınmada öncelikli yörelerdeki işletmelerden oluşacaktır.

Bu bölgelerden gelen taleplerle kontenjanların doldurulamaması durumunda, ilgili kontenjanlar diğer kentlere kaydırılacaktır.

Gelişmiş yörelerde ise teknoloji yoğun sektörleri destekleyerek her bölgenin ihtiyacına yönelik çözümler getirmiş oluyoruz.

Ayrıca bu model, doğru işletmeye doğru destek verilmesini sağlama yolunda attığımız önemli bir adımdır.

Burada şunun da altını özellikle çizmek istiyorum; biz bu destek modelimizle 2.000 KOBİ'mizi küresel rekabette söz sahibi olacak hale getiriyoruz.

Böylece dünya stantartlarında donanımlı, son teknolojiyle üretim yapan, yenilikçi, uluslararası rekabet gücüne sahip 2000 KOBİ'miz olacak. Bu, cari açığımızın azaltılması açısından da son derece önemlidir.

Yine bu destek modelinde ilk kez, teklif çağrısı yöntemini kullanıyoruz. AB ve dünyada da artık benimsenen bu model sayesinde, KOBİ'lerimizin proje mantığını kavrayıp uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.

Bu açıdan başvuruların alınması ve değerlendirilmesi de bilgi çağına yakışan bir yaklaşımla internet üzerinden yapılacaktır.

KOBİ'lerimiz KOSGEB'in web adresi www.kosgeb.gov.tr 'den başvurularını kolay ve hızlı bir biçimde yapabileceklerdir. KOBİ'lerimiz bilgi için de KOSGEB'in Türkiye çapında 55 merkez müdürlüğü'ne, ilgili bankalara ve kredi garanti fonu anonim şirketi'ne başvurabileceklerdir. Bunun yanında 0 312 595 26 17 numaralı telefondan da bilgi alabileceklerdir.

Bu programda, ilk başvuran, desteği ilk alacaktır.

Evet şimdi; KOBİ'lerimize 1 mayıs perşembe gününden başlamak üzere 30 günlük başvuru süresi veriyoruz.

KOBİ'lerimiz bu süre içinde önce www.kosgeb.gov.tr adresine girecek internet üzerinden ön kayıt yaptırarak bir başvuru numarası alacaklar ve kaçıncı sırada olduklarını görebileceklerdir. Bir KOBİ iki programdan sadece birine başvuru yapabilecektir.

Bir aylık ön kayıt süresinin tamamlanmasının ardından, KOSGEB ve ön kayıt sırasında KOBİ’nin tercih ettiği bankalar tarafından bir ay içinde yapılacak değerlendirme sonucunda her iki programda kriterlere uyan ilk bin'er KOBİ tesbit edilecektir.
Bu inceleme sonucunda kriterlere uymayanlar elenecek, onların yerine 1000'den sonra başvuru numarası alan KOBİ'ler sırasıyla değerlendirmeye alınacaktır.

Bu çerçevede, iki programda toplam 2000 KOBİ ön kayıt başvuru numara sırasına göre kredi almaya hak kazanacaktır.

İlgili bankalarca yapılacak mali ve diğer değerlendirmelerde kredi kullandırılması uygun bulunmayan KOBİ’lerin yerine yine başvuru sıralamasına göre ilgili KOBİ’ler sırasıyla değerlendirmeye alınacaktır.

Başvurularla ilgili değerlendirmenin şeffaf ve somut kriterlere dayalı yapılacağını da özellikle vurgulamak istiyorum.

Bu programla, bir ilki daha gerçekleştiriyoruz. Daha önce sadece kamu bankaları eliyle yürütülen KOSGEB destek programları ilk kez özel bankalara da açılıyor. Bu çerçevede, görüşmelerimiz sonucunda 2 kamu ve 5 özel bankayla ön protokol yapmış bulunuyoruz. Bankalarımız, ziraat bankası ve Halkbank’ın yanısıra, İş Bankası, Yapı Kredi Bankası, Garanti Bankası, Türk Ekonomi Bankası ve Alternatifbank’tır.

1000+1000 destek paketinde kredilendirme görevini üstlenecek bu 7 bankamız, yoğun görüşmelerimiz sonucunda, 18 aylık vade üzerinden KOBİ başına 100.000 YTL’lik kredi faiz desteği karşılığında, 600.000 YTL kredi kullandırmayı kabul etmişlerdir.

Böylelikle, KOBİ’lerimize, piyasadaki cari kredi faiz oranlarının önemli oranda altında kredi kullanma imkanı sağlanmıştır.

Kamu bankalarının yanında özel bankalarımızın da devreye sokulmasıyla, KOBİ’lerimizin finansa erişimleri ciddi anlamda yaygınlaştırılmış olacaktır. Ki bu da ülkemizin finansal derinliğinin artmasına katkı sağlayacak çok önemli bir unsurdur.

Bugün hayata geçirdiğimiz, 1000+1000 KOBİ yatırım destek programı sayesinde, 1 milyar YTL (yani 1 katrilyon lira) civarında kredi hacmi yaratmış olacağız. Böylelikle piyasalara 1 katrilyon lira nakit para girmiş olacaktır.

Bununla araştırmalara göre, KOBİ’lerimizin yüzde 50 oranında özkaynakla çalıştığı gerçeğinden hareket ettiğimizde, sağlayacağımız destekle 2 milyar YTL’nin üzerinde bir katma değer ekonomimize kazandırılacaktır.

Yine, 2.000 işletmemizin yararlanacağı bu destek sayesinde ayrıca 5000 insanımıza da iş imkânı sağlamış olacağız. Yani 5000 kişilik yeni istihdam yaratacağız.

Yaratılan bu 5000 kişilik istihdamın kredi vadesi dönemi olan 18 ay ve/veya 24 ayda, sadece SSK primi ve gelir vergisi ödemeleri yoluyla 40 milyon YTL’lik bir kaynak devlete kazandırılacaktır. Bunun yanında, sağlanacak kredi hacminin makine ve teçhizat alımında kullanılacağından yaklaşık 100-150 milyon YTL’lik KDV de devlete kazandırılacaktır.

Bu destek kapsamında yaklaşık 3500 civarında makine teçhizatın satın alınacağı, bununla yerli makine sanayimizin üretim, istihdam ve satış anlamında ciddi olarak destekleneceği öngörülmektedir.
Programla birlikte, proje bazlı destek verileceğinden etkin izleme ve değerlendirme olanağı da sağlanacaktır.

Bu model sayesinde fonların daha öncelikli, kritik ve rekabet gücü artan ve artacak sektörlere aktarılması gerçekleşecektir.

Desteklerden yararlanan KOBİ’lerce oluşturulacak ekonomik katma değerle, ek istihdam, ihracat artışı, satışların yükselmesi, yenilikçi ürün kabiliyeti kazanılması ile modern üretim teknik ve teknolojilerinin kullanılarak ölçek ve kapasite artışı sağlanacaktır.

Ayrıca bu sayede bankalardaki 1 milyar YTL’lik kaynağı harekete geçirerek ekonomimize ve piyasalara yeni ve taze bir dinamizm de kazandıracağız. Böylelikle piyasalara, piyasaların ihtiyacı olan yeni likidite enjekte etmiş olacağız.

Burada şunu özellikle vurgulamak isterim ki; gerek üretim, gerekse finans anlamında piyasalara gelecek bu canlılık ekonomimiz için çok önemlidir.

Sanayi ve ticaret bakanlığı olarak önümüzdeki dönemde de görevimizi hakkıyla yapmakta; girişimcililerimizin önünü açmakta, yoluna çıkabilecek engelleri temizlemekte ve sanayicimize gerekli bütün destekleri sağlamakta kararlıyız.

İnanıyorum ki, insanımızın girişimci ruhu güven ve istikrar ortamıyla birleştiğinde büyük bir sinerjiyi ortaya çıkaracaktır.

Bizler devlet olarak, sanayi ve ticaret bakanlığı olarak girişimcilerimizin önünü açacak, bütün imkânlarımızla onların yanında olacağız.

KOBİ’lerimiz önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz yeni destek modelleriyle, yatırımda, üretimde, ihracatta tarihi bir atılımla büyüme ve kalkınmanın öncüsü olacaktır.

Çünkü Türkiye’nin geleceği için, yarının lider ülkesini kurmak için KOBİ’lere bugünden sahip çıkmak durumunda olduğumuzu çok iyi biliyoruz.

Alın teriyle kazanan insanlarımızla, yatırım ve üretim için çırpınan bütün sanayici ve iş adamlarımızla elele, omuz omuza Türkiye’nin aydınlık geleceğine doğru kararlı adımlarla ilerleyeceğiz.

Bu anlamda önemli bir açılım niteliğinde olan “1000+1000 KOBİ yatırım destekleme programı”nın KOBİ’lerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, sizleri bir kere daha saygıyla selamlıyorum.

Sanayi Bakanlığı resmi web sayfasından alınmıştır.