GÜVEN

Güven duygusu kelimelere dökülmesi zor, elle tutulmaz, gözle görülmez soyut bir kavramdır.

İnsanda doğuştan güven duygusu arayışı vardır. Doğru şekilde güven oluşturmak için, gerçekçi tehdit algılamaları yapmakta yarar vardır. Eğer insan kendi artı ve eksilerini görüyor, önyargılarının farkına varıyor, yani kendini tanıyorsa; başkasından gelebilecek tehlikeleri daha doğru analiz edebilir.

Önyargı, ilk izlenimle karar vermek gibi aceleci tutumlar güveni azaltırken, diyalog ise güveni artırır. Önyargı, doğru sorgulamanın önündeki en büyük engel olduğu için insanı yanlış hükme götürür ve neticede hatalı karar vermeye sebep olur. Bu da kişiye gerçeklerden uzak adımlar attırır.

Ancak güven, tesis edildiğinde stratejik bir avantaj olarak kullanılır ve bu avantajla büyüme hızlanır, işbirliği ve uygulamalar iyileştirilir ve paydaşlara sağlanan değer yükseltilebilir.

KGF’de olduğu gibi.

Güven en başından beri en önemli şiarımız oldu. Değişim ancak içeriden açılabilen bir kapıdır dedik ve öncelikle KGF ailesinin bu değişime olan inancını ve güvenini kazandık.

Sonrasında ise biz Türkiye’ye güvendik. Çünkü biliyoruz ki Türk insanının inandığı zaman başaramayacağı bir şey yoktur.

Bugün geldiğimiz noktada bir yıl önce kurduğumuz hayalin çok ötesindeyiz. Sadece 1 yılda 200 milyardan fazla kredi 350 binden fazla işletmenin cansuyu oldu.

Bankaların sermaye yeterlilik rasyoları düzelirken sorunlu kredi oranları hızlı bir şekilde aşağı yönlü bir ivmeyle azaldı, işletmeler bilançolarını düzeltmekle birlikte bu sayede yatırım kararlarına yoğunlaştı. Ödenmeyen çek ve senet oranları hızla düştü, ihracat ve istihdam arttı. Ülkemiz uluslararası derecelendirme kuruluşlarının büyüme beklentilerinin çok üzerinde büyüdü.

Kredi Garanti Fonu işin odağına hem reel sektör hem de bankacılık sistemini alarak iki tarafın da ortak çıkarlarını en üst seviyeye çıkarak aynı paydada buluşmalarını sağladı. KGF kısa sürede Türkiye’nin kalkınmasına önemli destek sağlayan bir kuruma dönüştü. KGF bankacılık sistemini dizayn eden değil sisteme güvenerek risklerini paylaşan önemli bir ekonomik aktör oldu.

KGF yeniden inşa ettiği güvene dayalı sistemle birlikte tüm paydaşların yararına çalışan bir yapıya büründü. Bu sistem; hem bankacılık sektörü hem de reel sektörün Türkiye ekonomisinin büyüme ve kalkınmasına sağlayacağı desteğin bir parçası olacak. Bunun için önümüzdeki 3 yılın hedef ve stratejilerini oluşturduk. Bu hedefleri hayata geçirmek için hazırlıklarımızı yapıyor ve yapmaya devam ediyor olacağız.

Reel sektöre güveniyoruz, Bankacılık sektörüne güveniyoruz çünkü Türkiye’ye güveniyoruz.

İsmet Gergerli